Sekse Endeksli Aşklar
:
Yaşam süreleri boyunca bu tür aşktan yana tercihlerini ortaya koyan
kadınlar; 16 yaşına basar basmaz bekaretin önemi
olmadığına, namusun iki bacağın arasında
olmayıp, başka her hangi bir organda yer
edinebileceğine kendilerini inandırmışlardır. Bu
açıdan gayet müsterihtirler. Fiziksel ve cinsel
çekim, bunlar için esastır. Karşı cinsten
birisinin gözleri, saçları, dudakları,
bıyıkları, sakalları, kulak memeleri,
karizmaları veya herhangi bir doku parçaları
için çıkabilir, yatağa girebilirler. Kısacası,
ecel gelmiş cihane, organlar bahane dir. Tabi bu
huylarına bakıp da, bu kadınlarla çok çabuk
çıkabileceğinizi, dahası aşk yaşayabileceğinizi
ummayın. Bir kere bu organların, illa ki bir
meşhur şahsın uzvuna benzemesi gerekmektedir.
Örneğin, bakışlarınızın Brad Pitt e; duruşunuzun
Kevin Costner e ; adalelerinizin Rambo ya
benzememesi halinde pek şansınız yoktur...
Erkeği kokusundan tanıyan kadınlar da nah işte
bu kadınlardır!..
Bu tür kadınların hayatları, güzellik
enstitüleriyle çeşitli boy ve ebattaki ikiz
yataklar arasında geçer. Savaşma seviş, temel
prensiptir. Bunlar arasında, " 60 Günlük Bir Şey
" deki şeyin ne olduğunu merak edip de başını
derde sokanlar çoktur.
Böyle bir kadınla evlenecek erkeğin, boynuz
nakli için, irice bir geyiğin öldükten sonra
organlarını bağışlamasını beklemesine gerek
yoktur. Pompalı tüfek, satır, balta, iyi bir
avukat gerekli ve yeterli donanımdır. Homo
erectusumu kaybettim derseniz, ilişki biter...
Romantik Aşklar :
Bunlar iflah olmaz aşıklar kategorisine
girerler. Her şey bir yana romantizm bir
yanadır. Sevgililerinden, tüm şairlerin
şiirlerini kendilerine okumalarını istedikleri
yetmiyormuş gibi; ayrıca onlardan en geç 30 gün
içinde şair olmalarını da ummaktadırlar.
Romantik burcundan bir kadınla beraber olacak
erkeğin, yağmurlu havalarda ille de ıslanması;
sevgilisinin adını kazıyarak birkaç ağacı
katletmesi; sokak kedilerine şefkat göstermesi (
ah canııım ne şeker şey, demesi); hanımefendinin
doğum günlerinde, sevgililer günlerinde, ilk
buluşma yıldönümlerinde, ilk çamlıca tepesine
çıkma yıldönümlerinde, ilk öpüşme
yıldönümlerinde, nişan ve söz yıldönümlerinde,
kabotaj bayramlarında, ilk elele tutuşma
yıldönümlerinde, ilk muhallebiciye gitme
yıldönümlerinde, muayyen günlerinde 21 pare top
atışı yaparak bunu kutlaması gerekmektedir.
Terk edilmeleri en kolay kadınlardan
birisidir. Mehtaplı bir gecede erkeğin romantik
burçlu kadının gözleri yerine Ay daki
kraterlerden bahsetmesi, ilişkiyi kesinlikle ve
sonsuza kadar bitirir.
Mantıklı Aşklar :
Bu tür kadınları tanımak hiç de zor değildir.
İlkokul birden, fakülte son sınıfa kadar tüm
sınıfları takdir ve teşekkürlerle geçmişlerdir.
Kendilerine her hangi bir erkek, çıkma teklif
ettiğinde; seni seviyorum veya senden
hoşlanıyorum dediğinde Uzay Yolu nun Mr. Spock u
gibi " Bu mantık dışı kaptan!.. " diyerek cevap
verirler.
Karşı cinsten birisine yakınlık göstermesi
için, bahis konusu erkeğin kendisiyle aynı yaşa
ve kiloya sahip olması; aynı okulları bitirmiş
olması; Eşkıya filminde kendisiyle aynı
sahnelerden hoşlanmış olması; hayal ettiğiniz
evin oda ve koltuklarının aynı sayıda tasavvur
edilmesi; gene erkeğinin kendisiyle aynı
romandan, aynı tatlıdan, aynı tuzludan, aynı
yabancı aktörden, aynı tv programından,
hoşlanıyor olması gerekmektedir.
Tariften de anlaşılacağı gibi, zor bir
kadındır mantık burcu kadını. Bu nedenle
çevrenizde; kırkına, ellisine gelip de
evlenmemiş ve söylediği iki laftan biri "
ayvanın sapı var, mandalinanın çekirdeği var "
olan bir kadına rastlarsanız, bu kesinlikle
mantıklı aşıktır. Aslında bunlarınkine aşk da
denemez. Olsa olsa ütopik bir düştür
bunlarınkisi... Beyaz atlı prensin bile gelmesi
ihtimali varken, bunların bekledikleri ancak ve
ancak, kırmızı bir dinozor üzerinde gelecek olan
elips şeklinde bir bukalemundur. Yeşiller mi
daha çok maydanozdur, yoksa üçgenler mi daha iyi
Aristo dur, dediğinizde onu yanınızdan
uzaklaştırırsınız.
Maço Aşklar :
Tümünün hikayeleri birbirine benzer. Bunların
babaları, peş peşe gelen beş kız çocuğundan
sonra, altıncının da kız olması karşısında bu
son kız çocuklarını erkek Fato olarak duyumsar
ve ona göre yetiştirirler. Bu hatun kişiler,
büyüme ve gelişme aşamasında at binmeyi, kılıç
kuşanmayı ve heriflere iğne batırmayı
öğrenirler. Bunlara laf atıp da sağ kalmayı
başarabilen bir erkek, daha yeryüzüne
gelmemiştir.
Tedrisatlarını Duygu Asena nın kitaplarından
yaparlar. Okumuş, üflemiş ve mesleklerini
ellerine almışlardır. Bir başlarına yaşarlar,
bir başlarına barlara takılabilirler, bir
başlarına sinemaya gider ve gene bir başlarına
tatil yapabilirler. Diğer kadınlardan, " Dün
gece de çıtır bir oğlan düşürdüm, ablacığım!.."
demeleriyle ayrılırlar. Alkol tüketir,
zamparalık yapar, okey oynar, maça gider ve
jilet atarlar. Bu hanımlarla yapacağınız
tartışma ve kavgalarda; kendinizi Ahmet Altan ın
kitap darbelerinden sakınmanız menfaatiniz
icabıdır. Anketlerde yöneltilen " Kocanız sizi
aldatırsa, ne yaparsınız? " sorusuna " Valla ben
o vazifeyi çoktan yaptım." diyerek cevap
verirler. Sizi başka bir maço kızın
bulaşıklarını yıkarken gördüklerinde ilişkiniz
bitmiştir.
Aşka Aşıklar:
Aşıklar arasında belki de en hoş grubu bunlar
oluştururlar. Bunlar için kime, neden, nasıl,
nerede, ne zaman aşık olunduğu hiç önemli
değildir. Mühim olan aşık olmaktır. Aşık
olsunlar da isterse bu aşk on dakika sürsün hiç
mühim değildir. Aşka aşık kadınlar, aşk acısı da
çekmezler pek. Daha doğrusu aşk acıları da aynı
aşık olma süreleri kadardır. Çivi çiviyi söker
sözü sanki bunlar için söylenmiştir. Kim bilir,
belki bu lafı bunlar uydurmuştur!..
Terkedilmeleri de sorunsuzdur, "Ben başka
birisine aşık oldum aşkım" dediğinizde sizi
anlayışla karşılayacaktır.
Nafile Aşklar :
Onsekizinde yaşanmayan aşkların, illa ki
kırkında ve illa ki beyhude bir evlilikten sonra
başa gelmesidir... Bunlar, iki arada bir
derededirler. Ne yardan geçebilmektedirler, ne
de serden. Aşırı temkinlidirler. En büyük aşkı
yaşayacaklardır ama; hem bu konuda garanti
verilecektir kendilerine, hem de hiçbir
fedakarlık yapmayacaklardır. Bu hatunları
yoğurdun bol olduğu mekanlara yollamak "Ey Türk
Gençliği" nin birinci vazifesi olmalıdır. Son
olarak; bunlar var ya bunlar bir de aşık oldular
mı tam olurlar vallahi. Yani bir kez aşık olmaya
görsünler, terk etmeleri ve terkedilmeleri asla
mümkün değildir.
|